Globetrotter, 30 yıllık konfor
1979’da Globetrotter kabini piyasaya sürüldüğünde, Volvo Kamyon 400 kabin civarında yıllık satış bekliyordu. Bu alçakgönüllü beklenti çok geçmeden aşıldı. Bu yıl Globetrotter kabin 30. yılını doldururken, tüm yeni Volvo FH kamyonların %85’ine takılıyor.
B
u yeni kabini geliştirme kararının arkasında yatan asıl neden doğu Avrupa’dan gelen ticari trafikteki artıştır. Sürücüler her seferde yolda günler, belki de haftalar geçiriyorlardı ancak araçlarında yaşamak için yeterli olanakları yoktu.
“Bağımsız karoserciler kabinin üzerine plastik modüller eklediler ancak bu çözüm yeterli olmaktan çok uzaktı. Sürücünün yatak bölmesine girmek için tavan kapağından tırmanması gerekiyordu. Rahat uyunamıyordu ve darbe güvenliği Volvo standartlarının çok altındaydı,” diyor Volvo Kamyon’un o zamanki Avrupa Satış Müdürü Jan Strandberg.
Globetrotter kabinin sloganı bugün bile geçerli olan Birinci Sınıf Sürüş Ortamı ve Yaşam Konforu sloganıydı. Kabin sadece birinci sınıf bir sürücü ortamı sunmuyordu, araçlarında uzun zaman geçirmek zorunda olan sürücülere yaşayacak rahat bir yer sağlanması da aynı derecede önemliydi.
“Sürücü ortamı Volvo’nun çok bilinen avantajlarından biridir. Ancak ana değerlerimizden biri olan güvenlik de çok önemlidir. Kötü tasarlanmış sürücü ortamı trafik güvenliğine negatif etki yapabilir. Gece rahat uyuyamadığı için yorgun olan bir sürücü dikkatini toparlayamayabilir,” diyor Jan Strandberg.
Piyasaya sürüldüğünde, Globetrotter özel ve pahalı bir kabindi. Ancak piyasaya çıktığı ilk günden itibaren başarılı oldu. Volvo eşsiz bir ürün yaratmış ve yepyeni bir pazar açmıştı.
Volvo FH serisinin 1993’te piyasaya sürülmesi dolayısıyla bugün Globetrotter olarak bildiğimiz kabinin ortaya çıkması 14 yıl sürdü. Kabinin tasarlanması tam 11 yıl sürmüştü.
Sürücü ergonomisi konusunda uzman olan Bengt Lundgren, 1980’lerin başında Volvo Kamyon’un sürücü ortamı çalışmasına başladı. Bu çalışma iyi bir sürücü ortamı geliştirme sürecinin nasıl yürütülmesi gerektiğine dair yepyeni fikirler ileri sürdü.
“Sürücü ortamının bir prototipini yaptık ve bu test modelini kamyon fuarlarına götürdük. Sürücülerin girip oturmalarına izin verdik ve farklı sürücülerin çalışma ortamlarının nasıl olmasını istediklerini inceleyip belgeledik.”
Prototipte uygun BİR koltuk ve direksiyon simidi bulunuyordu, ancak gösterge paneli ve diğer parçalar basit ahşap panellerdi. Her şeyin ayarlanabilir olması önemliydi.
2000’in üzerinde kamyon sürücüsü çalışmaya katıldı. Oturma pozisyonlarının ölçülmesinin yanı sıra sürücülere kamyonlarındaki çeşitli özellikleri nasıl değerlendirdikleri soruldu. Toplanan bu veriler sürekli gelişim sürecinin temelini oluşturdu.
“Müşteriler ürünün geliştirilme sürecine katıldıklarını hissettiler ve açıkçası görüşlerine verilen önemi takdir ettiler. Yeni modeller çıktığında da haklı olarak bu ürünlerin geliştirilmesine katkıları olduğunu düşündüler,” diyor Jan Strandberg.
Ölçümler yalnızca istatistik temel sağlamakla kalmadı, çok büyük önem taşıyan oldukça somut sonuçlar ortaya koydu. 1993’te piyasaya çıktığında dünya çapında bir yenilik olan ayarlanabilir direksiyon simidi, Volvo için özel bir rekabet avantajına dönüştü.
Volvo’nun yeni FH serisi 1986’da geliştirilmeye başlandı. Bengt Lundgren için bu, müşterilerden gelen isteklerin birleştirileceği zorlu bir sürecin başlangıcı idi.
“Slogan, ilk Globetrotter sloganıyla aynıydı: Birinci Sınıf Sürüş Ortamı ve Yaşam Konforu. Tamamen araca entegre edilmiş yepyeni bir kabin tasarladık,” diyor Bengt Lundgren.
FH serisi 1993’te piyasaya yepyeni Globetrotter kabin ile sürüldü. Bu kabinin kapsamlı bir tasarım çalışmasının parçası olduğunu görmek zor değildi.
Dikiz aynalarından döşemeye ve kollara kadar her bir ayrıntı tek ve tutarlı bir tasarım dilini konuşuyordu.
“Çekiciyi gördükleri zaman mutluluktan ağlayan iki İtalyan hatırlıyorum! O zaman tasarım konusunda ne kadar başarılı olduğumuzu anladık,” diyor Jan Strandberg.
Sürücü ortamı ve ergonomiden sorumlu Staffan Wendeberg, kabin yapısının gaz pedalının konumundan planlanmaya başlandığını belirtiyor.
“Gaz pedalındaki sağ ayağın topuk pozisyonundan yola çıkıp prototipten elde ettiğimiz istatistiksel veritabanını kullanıyoruz. Amacımıza ulaşıp sürücülerin en azından %98’inin ihtiyaçlarını tamamen karşılayabilen bir sürücü ortamı oluşturmak üzere geometriyi en doğru şekilde kullanmak gerekiyor.”
Sürücü ortamını optimize etmek işin sadece yarısı. Çoğu sürücü için kamyon yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir işyeri ve ev. Kıyafet, yiyecek ve diğer gerekli şeyleri koymak için geniş bir alan olması gerek.
O zaman geleceğin Globetrotter’ından neler bekleyebiliriz? Yapılacak bir şey kaldı mı, yoksa Globetrotter zaten olabilecek en mükemmel halinde mi?
Kabinin dış ölçülerini değiştirmek zor. Günümüz yasaları bir kabinin uzunluğu, genişliği ve yüksekliği için kesin sınırlar koyuyor, ancak bu sınırlar içinde kabinin ve kapladığı alanın sürekli bir gelişim süreci var.
Staffan Wendeberg’in dediğine göre şu andaki ve gelecekteki değişiklik süreci araçların çeşitli elektronik sistemleri arasındaki bütünleşmeyle ilgili olacak. Ses ünitesi, navigasyon sistemi ve bilgisayarlar daha iyi entegre edilecek. Ayrıca sürücülerin arkadaşları ve aileleriyle iletişimi korumaları için gerekli teknolojiye talebin artacağını düşünüyor.
“Yeni nesiller Internet’te sörf yapmayı, e-posta göndermeyi ve yoldayken bile çevrimiçi sohbet etmek isteyecekler. Çevrimdışı kalmayı kabul etmeyecekler,” diyor.
Araçtaki bilgisayarlar ve Internet bağlantıları yeni olasılıkları getiriyor. Ancak bu unsurların sürüş sırasında güvenlik açısından bir takım sorunlar yaratabilmesi ihtimaline karşın bu gelişmeleri temkinlikli sürdürmek gerekir.
“Volvo’nun temel değerlerinden biri güvenliktir ve sürüş esnasında yapılabilecek şeylerin bir sınırı vardır. Sürücünün işini trafik güvenliğini tehlikeye sokmadan yapmasına yardımcı olabilecek modern teknolojileri kullanmaya çalışıyoruz. Gelecekteki en önemli konulardan biri bu olacak,” diyor Staffan Wendeberg. ■