YayIn tarİhİ 2009-06-08

Globetrotter, 30 yıllık konfor

1979’da Globetrotter kabini piyasaya sürüldüğünde, Volvo Kamyon 400 kabin civarında yıllık satış bekliyordu. Bu alçakgönüllü beklenti çok geçmeden aşıldı. Bu yıl Globetrotter kabin 30. yılını doldururken, tüm yeni Volvo FH kamyonların %85’ine takılıyor.

B

u yeni kabini geliştirme kararının arkasında yatan asıl neden doğu Avrupa’dan gelen ticari trafikteki artıştır. Sürücüler her seferde yolda günler, belki de haftalar geçiriyorlardı ancak araçlarında yaşamak için yeterli olanakları yoktu.

“Bağımsız karoserciler kabinin üzerine plastik modüller eklediler ancak bu çözüm yeterli olmaktan çok uzaktı. Sürücünün yatak bölmesine girmek için tavan kapağından tırmanması gerekiyordu. Rahat uyunamıyordu ve darbe güvenliği Volvo standartlarının çok altındaydı,” diyor Volvo Kamyon’un o zamanki Avrupa Satış Müdürü Jan Strandberg.

Globetrotter kabinin sloganı bugün bile geçerli olan Birinci Sınıf Sürüş Ortamı ve Yaşam Konforu sloganıydı. Kabin sadece birinci sınıf bir sürücü ortamı sunmuyordu, araçlarında uzun zaman geçirmek zorunda olan sürücülere yaşayacak rahat bir yer sağlanması da aynı derecede önemliydi.

“Sürücü ortamı Volvo’nun çok bilinen avantajlarından biridir. Ancak ana değerlerimizden biri olan güvenlik de çok önemlidir. Kötü tasarlanmış sürücü ortamı trafik güvenliğine negatif etki yapabilir. Gece rahat uyuyamadığı için yorgun olan bir sürücü dikkatini toparlayamayabilir,” diyor Jan Strandberg.

Piyasaya sürüldüğünde, Globetrotter özel ve pahalı bir kabindi. Ancak piyasaya çıktığı ilk günden itibaren başarılı oldu. Volvo eşsiz bir ürün yaratmış ve yepyeni bir pazar açmıştı.

Volvo FH serisinin 1993’te piyasaya sürülmesi dolayısıyla bugün Globetrotter olarak bildiğimiz kabinin ortaya çıkması 14 yıl sürdü. Kabinin tasarlanması tam 11 yıl sürmüştü.

Sürücü ergonomisi konusunda uzman olan Bengt Lundgren, 1980’lerin başında Volvo Kamyon’un sürücü ortamı çalışmasına başladı. Bu çalışma iyi bir sürücü ortamı geliştirme sürecinin nasıl yürütülmesi gerektiğine dair yepyeni fikirler ileri sürdü.

“Sürücü ortamının bir prototipini yaptık ve bu test modelini kamyon fuarlarına götürdük. Sürücülerin girip oturmalarına izin verdik ve farklı sürücülerin çalışma ortamlarının nasıl olmasını istediklerini inceleyip belgeledik.”

Prototipte uygun BİR koltuk ve direksiyon simidi bulunuyordu, ancak gösterge paneli ve diğer parçalar basit ahşap panellerdi. Her şeyin ayarlanabilir olması önemliydi.

2000’in üzerinde kamyon sürücüsü çalışmaya katıldı. Oturma pozisyonlarının ölçülmesinin yanı sıra sürücülere kamyonlarındaki çeşitli özellikleri nasıl değerlendirdikleri soruldu. Toplanan bu veriler sürekli gelişim sürecinin temelini oluşturdu.

“Müşteriler ürünün geliştirilme sürecine katıldıklarını hissettiler ve açıkçası görüşlerine verilen önemi takdir ettiler. Yeni modeller çıktığında da haklı olarak bu ürünlerin geliştirilmesine katkıları olduğunu düşündüler,” diyor Jan Strandberg.

Ölçümler yalnızca istatistik temel sağlamakla kalmadı, çok büyük önem taşıyan oldukça somut sonuçlar ortaya koydu. 1993’te piyasaya çıktığında dünya çapında bir yenilik olan ayarlanabilir direksiyon simidi, Volvo için özel bir rekabet avantajına dönüştü.

BasIlI dergİyİ PDF olarak İndİr
Ülke seçİn Volvo Kamyon Türkİye Telİf & gİzlİlİk